Ağır Metaller Nelerdir, Dikkate Alınacak Öneriler

Greenway Sağlık Ürünleri

Ağır Metaller Nelerdir, Dikkate Alınacak Öneriler

Ağır metaller nelerdir

Ağır metaller nelerdir, belkide toksik ağır metaller ile karıştırılan ve çok detaylı özellikleri ayrıştıran yapılarını tek tek bilmeniz gerekiyor. Tüm ayrıntıları ile dikkat edilmesi gereken kimyada ve endüstriyel alanlarda kullanılan ağır metaller nedir?

Çevreye, doğaya ve en önemlisi insan sağlığına ağır metaller zarar veriyor mu? Tüm ayrıntıları ile ağır metaller hakkında bir yazıyı sizlere sunuyoruz.

Ağır Metaller Nelerdir, Nedir, Nerelerde Bulunur?

Ağır metaller, doğada ve açık ortamlarda bulunan ve bulunması nedeni ile kendi çapında organizmamızda bulunan kimyasal elementlerdir. Ayrıca yüksek yoğunluğa sahip kimyalar arasında bulunan bir grup adıdır.

Ağır metaller nelerdir cevabını vermeden önce bilmemiz gereken bazı önemli şeyler var. İnsan vücuduna enfekte edildiği, ağız yolu ile alındığı, doğrudan teması sırasında ve oluşumlarında sağlık sorunlarına yol açabildiği gözlemlenmiştir.

İnsanlar için toksik yapısı olan bu elementlerin düşük konsantrasyonlarda oluşu halinde dahil zararı bulunur. Vücuda 23 toksik element enjekte edebilirler. İngilizce’de Heavy metals olarak bilinir.

Doğamızı kirleten en ağır üç metal kurşun, kadmiyum ve cıva hala çevre etkileri büyük derecede tartışılır duruma gelmiştir. En çok yaygın olarak bilinen bu üç kısım element, düşük seviyelerde bile organ hasarına sebebiyet veren sistematik toksik maddelerdir.

Şarj edilebilir pil kablolarında, pigmentler, floresan tüplerde, enerji tasarrufu diye tabir edilen lambalarda, termometrelerde bile bulunurlar.

Kadmiyum, cıva, kurşun ve arsenik zehirli bir element içeriğine sahiptir.

Bunların arka sırasında ise, Alüminyum, arsenik ve çinko yer almaktadır. Eşit derecede biyokimyasal ve fizyolojik fonksiyonlar için lazım olan ağır metaller ise;

  • Magnezyum (Mg)
  • Demir (Fe)
  • Krom (Cr)
  • Bakır (Cu)
  • Kobalt (Co)
  • Manganez (Mn)
  • Molibden (Mo)
  • Nikel (Ni)
  • Selenyum ( Se)
  • Çinko (zn)
  • Kalay
  • Mercury

Yukarıdaki listede sayılan mikro besinlerin az miktarda temin edilmesi demek, bazı hastalık ve sendromlara sebep olabilmektedir.

Aşırısı zarar, azıda zarar açabilecek ağır metallerdir. Bazı metallerin listesi aşağıda yer almaktadır.

Bir kaç değerli ağır metaller nelerdir ?

  • Altın
  • Gümüş
  • Platin
  • Osmiyum
  • Paladyum
  • Rodyum

Hafif metaller nelerdir ?

  • Magnezyum
  • Alüminyum
  • Titanyum

Eski metaller nelerdir? 

  • Galyum
  • Talyum
  • Hafniyum 

Küçük ağır metaller nelerdir ?

  • Bizmut  
  • Kadmiyum
  • Hafniyum
  • Manganez
  • Polonyum 
  • protaktinyum 
  • Radyum 
  • Talyum
  • Toryum 
  • Vanadyum
  • Zirkonyum
  • Renyum
  • Merkür
  • Aktinyum
  • Fluorid

Ağır metaller ismini Kg bakımından değil de, büyük atom kütlesi ve atom numarasına sahip olduğu için bu isim tanımlanmıştır.

Dünya’da pek nadir olan ağır metallerin modern hayatta bir çok yeri bulunuyor. Ağır metaller nelerdir öğrendikten sonra kullanım alanları ve diğer listelerini aşağıda paylaşıyoruz.

Ağır metaller nerelerde bulunur sorusunun cevabının bir kısmı da şöyledir.

Doğal olarak doğadan elde edilen bu yapıların insanların işlemesi sonucu dizayn ve kullanımı ortaya çıkıyor. Böyle olduğu için yiyecek, ticarette yer alan malzemeler, su, solunan hava yoluyla insanlar metallere maruz kalabilmektedir.

Diş Dolgusundaki Amalgam Ağır Metal mi ?

Diş dolgusu da Amalgam varsa, gümüş ve civa karışımı alıyorsunuz demektir. Sigara çok içiyorsanız kadmiyum ağır metalini alıyorsunuz demektir. Uzun yıllar yaşamış balıkları tüketiyorsanız daha fazla ağır metal alıyorsunuz demektir.

Deniz mahsullerini tüketirken dikkat etmelisiniz. Derin dip balıkları yiyorsanız ve deniz mahsullerini tüketirken mazota maruz kalan kefal tüketiyorsanız ağır metal fazla aldığınızı unutmayın.

Ağır Metallerin İnsan Üzerindeki Etkisi

Ağır metallerin insana zarar verebileceği gibi fayda sağlayacak yönleri de mevcuttur. İnsana zarar verebilen en ağır metaller Arsenik, kadmiyum, cıva, kalay, nikel, vanadyum olarak biliniyor.

Ayrıca bunlar arasında en büyüğü ve toksisitesinin insan sağlığına etkilerini ilk sırada tutan Arsenik metali belirledi.

Arsenik hastalığı ile bilinen ve doğaya da yer altı suları su ve hava kirliliği zarar açmaktadır. Bu metal özellikle aşağıdaki ülkelerde yaygındır.

  • Meksika
  • Şili
  • Hintistan

Bazı meslekler (böcek ilacı üretimi, böcek ilaçlama, tencere tava gibi metal eşya yapımı, camcılık, oyuncak üretimi) vardır. Bunlar içerisinde olan insanlarımızın Arsenik metal hastalığına yakalanması daha duyarlı bir hal almaktadır.

Epidemiyolojik çalışmalar ve testler sonucu arsenik metal hastalığına;

  • İçme suyu sebepleri
  • Vasküler hastalık
  • Nörolojik travmalar
  • Beyinle ilgili davranış bozukluğu
  • Auymada azalma
  • Anemi gibi hematolojik bozukluklar

klinik ortamda tespit edilmiştir. Bu arada bu testler harici kanserojen olduğu ortaya çıksa da, tümör üretme eğilimi tam tespit edilememiştir.

Her nedense insanlarımızın çoğu bir hastaneye giderek metal toksisitesi ve duyarlılığı ile ilgili ağır metal testi yaptırmamaktadır. Bu testi yaptırarak vücudunuzda toksik madde seviyesi fazla veya az olduğunu görebiliyorsunuz.

Ağır Metalin İnsana Verdiği Diğer Zararlar Neler?

Ağır metal daha birçok hasarı insan vücuduna yayarak çeşitli dahiliye sorunlarına yol açıyor. İşte bunlardan bazıları;

Ağır Metallerin Zararları Nelerdir

Ağır Metallerin Zararları Listeli

  • Beyin hasarları
  • Psikolojik rahatsızlıklar
  • Nöroloji hastalığı
  • Koroner kalp hastalığı
  • Anksiyete bozuklukları
  • Depresyon, kaygı, huzursuzluk
  • Kişilikte değişmeler
  • Titreme sorunları
  • Akciğer kanseri ve hasarı
  • Gliomlar
  • Tubuler hasar
  • Mide kanseri
  • Dna hasarı
  • Baş ağrısı, dönmesi ve yorgunluk hissi
  • Kabızlık ve  hazımsızlık
  • Tende sararma ve solma belirtileri
  • Polinöropati ( elleri ve ayakları etkileyen sendrom )

Ağır Metal Nedir, Zehirlenmesi Nedenleri ve Çözümleri

Ağır metaller nelerdir bunları kimya yapısı olarak yukarıda anlatmıştık. Burada da zehirleyen ağır metal elementleri nelerdir bunları sunuyoruz. Ağır metal zehirlenmesi olarak kaynaklarda geçse de, her metalin zehirlediği ( miktara bağlı olarak ) bilinmelidir.

Yani kısacası bazıları belli seviyelerde alındığı zaman zehirli olurken, bazıları düşük seviyelerde alınsa bile zehrini koruyabilmekte ve yayabilmektedir. Bir örnek verecek olursak;

Bakır, çinko, demir bizim vücudumuza giren elementlerdir. Bazı enzimlerin yapısında organlarımıza lazım olan metallerdir. Bunlar sonuçta bazı proteinlerin sentezinde kullanılabiliyor. Kofaktör olarak kullanılabilmektedir. Bunlar belirli dozlara çıkarak ulaşırsa bizleri zehirlemeye başlıyor.

Demir, bakır zehirlenmesi gibi hastalıklar ortaya çıkmaktadır. Wilson hastalığı, hemokromatoz gibi hastalıkların başlangıcı olarak gösterilebilir. Ağır metallerin zehirlenmesi düşük dozlarda bile önemli ise, bizim bu konuya odaklanmamız gerekiyor.

Bu küçük dozlar birçok enzim yapısına katılarak onları bozabiliyor. Bunlara da ağır metal denir. Kütle ağırlı 5’in üzerinde ise, ağır metal diyoruz. Tabii kütle ağırlığı 5’in altında olan metallerde vardır. Bunlarda bizleri zehirleyebiliyor.

Buna örnek verecek olduğumuzda Alüminyum, kütle ağırlığı 5’in altında ama hafif metal olarak biliniyor. Ama yinede bizi zehirleyebiliyor. Alüminyum zehirlenmesinin çok kötü olduğunu alt yazılarda anlatıyoruz. Fakat insanı zehirleyenler arasında en çok ağırlığı olan metaller ise, kurşun, civa, krom, kadmiyum olarak bilinmelidir.

En bilinenleri bunlarken tabi çok daha fazla metal bulunmaktadır. Ayrıca toplumda, dışarıda maruz kaldığımız bir çok ağır ve hafif metal vardır. Sadece araştırmalar sonucu hastalıklara ve zehirlenmelere yol açan en çok zararlı metaller bunlar olduğu bilinmeli.

Ağır Metallerin Besinler Yoluyla Nasıl Vücudumuza Giriyor ?

Ağır metaller hangi besinlerde bulunuyor cevap verilmesi çok geniş bir sorudur. Bir kurşun metali egzoz dumanından çıkarken, balık ve midye deniz yolu ile dolaylı olarak vücudumuza girerler. Peki ağır metaller besinlerle nasıl vücudumuza bulaşıyor?

Denizlerde bulunan hayvanlar ağır metale maruz kalıyor. Sonuçta su ile temas etmeleri sonucunda ağır metaller bünyelerine girmektedir.

Biz bunu endüstriyel devrime geçtiğimiz zaman yapmaya başlıyoruz. Çünkü endüstriyel devrime geçmek demek, madenlerin çıkarılması anlamını taşıyor. Her maden çıkarıldığı zaman birbirine bağlı halde çıkarılabiliyor.

Mesela çinko ile kadmiyum beraber bulunan iki tane madendir. Çinkoyu elde etmek için kadmiyum da çıkartmak gereklidir. Ve bunlar asit yağmurları olsun, atık sulardaki asitlerle çözünen elementler olması nedeni ile toprağa geçmektedir.

Topraktan sonra hem içme sularına geçiyor hem de bunlardan bazı besinler üretiliyor. Meyveler, sebzeler sonuçta topraktan üretiliyor. Bu şekilde hem içme yoluyla hem de besin yoluyla bir şekilde vücudumuza girmektedir.

Bu sadece ilk geçiş şekli olmakla birlikte sanayileşme de daha yaygın yollar ile vücudumuza ağır metallerin girmesini kolaylaştırmıştır.

Sanayinin kimyasal olarak ağır metal kullanılması sebebi ile, pillerde, arabalarda teknolojinin girdiği her yerde metaller kullanılıyor. Mutfak endüstrisinde tencere, teflon, tava, alüminyum folyo da ve bakır mutfak eşyalarında dahil bulunur.

Bunların sanayiye tekrardan kazandırılması ( geri dönüşüm ) sonucu toprağa geçerler. Topraktan tekrar yer altı sularına geçen elementler daha sonra göllerimize, ırmaklara geçiyor. Veya buharlaşarak atmosfere dağılıyor. Asit yağmurları ile tekrar bizlere ulaşıyor. Bunların atıkları da büyük oranda hava yoluyla vücuda girmesini kolaylaştırıyor.

Bu döngüden fazla kaçışımız yoktur. Bunların dışında ağır metal nelerde bulunur diyorsanız ! Çok fazla kozmetik kullanıyorsanız, rujlarda renk verici olarak pigmentler de yer alan metal kurşundur. Ve birçok üründe şampuan, temizleme ürünlerinde ( kimyasal içeren ) bunlar vardır.

Ağır Metal Alüminyumun Vücuda Girmesi

Ağır metal nedir, nelerdir cevabımız da en önemlisi olan Alüminyuma örnek verecek olduğumuzda vücuda girmesi an meselesidir. Suyun içerisinde belli oranda bulunan alüminyum çok fazla su içildiğinde dahi tehlike oluşturuyor. Tabi ki o denli su içen insan pek azdır.

Ama bunu bir başka örnek ile açıklayacak olursak;

Çok yoğunsunuz, çalışıyorsunuz ve eve geldiniz. Alüminyum folyo kaplı bir yemeğiniz var. Hemen mikrodalga fırına koydunuz pişirdiniz. Isınmış folyo alüminyum yemeğin içerisine miktarla metalini bırakıyor. Ve siz onu yemiş oluyorsunuz. Peki ısıtmadan koyduğunuz alüminyum folyo zarar verir mi? Derseniz!

Bu defa da yemeğin içerisinde asitli bir tür yiyecek ( limon ) varsa, folyo çözülmeye başladığında alüminyumu yemeğinize yine bulaştıracaktır. Bu tuzlu bir yemek yaptığınızda da geçerlidir.

Yaşanmış bir olayda ise, bir anne çocuğuna sürekli folyo kaplama ile tost makinesinde tost yaparak çocukta oluşan rahatsızlığı bulmaya çalışmaktadır. Sürekli doktora çocuğunu götüren anne birçok kansızlık ve çeşitli testler yaptırıyor.

Fakat bir sonuca ulaşamayan anne sonuçta bir yakınının tavsiyesi üzerine alüminyum metaline maruz kaldığını test yaptırarak öğreniyor. Öğrenmesi ve erken tespiti çocuğun yeniden sağlıklı yaşamına dönmesini sağlıyor.

Ağır Metal Semptomlarını Nasıl Anlarsınız?

Bedeniniz de hiç doktora başvuru yaparak kurşun testi yaptırdınız mı? Ağır metal testi yapan laboratuvarlar hem Ankara’da hem de İstanbul’da sayılı yerlerde bulunur. Bu size çok ekşi gelebilir.

Fakat periyodik cetveli bilmeniz ve vücudunuz da ne kadar metale maruz kaldığınızı öğrenmeniz gerekiyor. İç hastalıklarında bu bulgu ve belirtiler pek görünmemektedir.

Kansızlık ve D vitamini olmaması unutkanlığa yol açan bir sorun tam olarak değildir. Ağır metal hastalık belirtilerinin başında hafıza sorunları gelmektedir. Doktora gidip unutkanım dediğinizde ağır ve hafif metale maruz kalıyor olabilirsiniz. Kurşun, alüminyum, cıva çok yaygın ve bizlere yakın olarak kullanılan elementlerdir.

Bu nedenle mutlaka kurşun testi yaptırmaları gerekiyor. Özellikle kurşun akü imalatı, egzoz kaynağı veya egzoz gaz dumanına maruz kalan kişilerde daha sıklıkla görülmektedir.

Yorgun ve enerjik hissetmediğinizde de ağır metal belirtileri görülebiliyor. Çünkü heavy metals mitokondri çalışma düzenini bozarak içerisindeki faydaları mineralleri engellemektedir. Bu nedenle mitokondri enerji üretememektedir.

Bu nedenle çevrenizde siz enerjik bir insan değilsiniz derlerse nedenini buradan anlayabilirsiniz.

Kilo sorunları da bir belirtidir. Bakınız ! Kilo verme ile ilgili enzimlerin Metabolizmayı bloke ettiği için bir etken sayılıyor. Ağır metallerin kimya endüstrisi vücuda yerleştiği sırada çalışsanız da, spor yapsanız da faydasızdır. Ayrıca diyet uygulasanız da yine kilo verme sorununuz devam edecektir.

Otoimmünite Metaller İle İlgisi

Bu kişilerin mutlaka ağır metal analiz testi yaptırması gerekiyor. Endorfin sorunu yoksa, normal testler yolunda gidiyorsa analiz testine girilmesi gerekiyor. Bir diğer bulgu ve belirti ise, otoimmünite hastalığına yakalanma eğilimidir.

Kendi bağışıklık sistemimizin kendimize verdiği bir hasar olarak bilinen otoimmünite, ağır metallerin hücreler ve antikorla iletişime geçtiği anda başlıyor. Vücutta bulunan antikor, otoimmüniteye sebep oluyor.

Böylelikle otoimmünite sinir, böbrek, tiroid hastalığı gibi bir çok nedeni tetiklemeye adım atıyor. Otoimmünite testi yapanlar bir sonuç elde edememesi halinde mutlaka ağır metl analizi yaptırmalılar.

Normal bir insanın tam sağlıklı yaşayabilmesi için vücudunda 15 düzeyinde test sonucu çıkması gerekiyor. Eğer çıkan ağır metal test sonucunuz 20- 28  ise, yine endişe duymanıza gerek yoktur. Fakat bunların daha üstü rakam size daha düzgün beslenmeniz mesajını verdiğini bilmelisiniz.

Ağır Metal Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Doğal çevre ve ortamda çok sık kalıcı olmaları ile bilinen ağır metallerin tedavi yöntemlerini bitkiler ve gıdalarda çözebiliyor. Ufak ve düşük konsantrasyonlarda bile insanlarda, hayvanlarda ve bitkilerde ciddi sağlık sorunlarına yol açıyor.

Ağır metalden kurtulma yöntemi çok kolay olmasa da, besinlere dikkat ettiğimiz sürece yöntemleri mevcuttur.

Hastanelere gitmeden önce kendi yaşam tarzınıza çok dikkat etmelisiniz. Beden temizliği bu konuda çok önemlidir. Giyilen kalitesiz elbiseler ve sigara dahi tedavi gerektiren bir durumdur.

Fakat bir randevu almadan önce ağır ve hafif metal tedavisini kendiniz de yapabilir, sonucunda doktorunuza kontrol ettirebilirsiniz. Çok sorulan bir soru gıda ve bitki yöntemi vücuttaki ağır metali tedavi eder mi? Evet edebiliyor fakat doğru şekilde kullanırsanız.

İşte vücutta biriken ağır metaller nasıl atılır sorusuna cevaplar;

  • Öncelikle taze yeşillikler kullanmalısınız. Çiğ olarak yenilebilen ve pişmemiş olması önemlidir.
  • Organik olan sebze meyvelerden tüketmelisiniz. Toprakta iyi yetişmiş ürünlerden seçmelisiniz. Örneğin rokanın yarı yaprağı sararmış ise, ağır metali atamayacak daha zararlı şekilde size toksik madde hapsedecektir.
  • Zencefil ve zerdeçal kürü kullanabilirsiniz.
  • Brokoli çok önemlidir. Brokoli, Lahanagiller grubunda olup hem metali hemde kansere karşı çok faydalı bir bitkidir. Ağır metallerin vücudumuzda yağ gibi akıp gitmesine yardımcı olan bir bitkidir.
  • Spirulina yosunu mavi- yeşil alg diye geçen bir bitki olması ve ağır metallerin düşmanı olarak bilinmesi ile tanınırlar. Spirulina bu işi çok iyi yapıyor. Ağır ve hafif metaller vücutta sabit beklemezler. Ağır metallerin çalışma sisteminde önce kana geçerek, dokulara uğrar ve tekrardan karaciğere geçerek sürekli yer değiştirmesi ile bilinmelidir. Sabit durmayan ağır metaller sürekli zarar yaratır. Bağlama özelliği olan spirulina yosunu elementlere aman vermez.
  • Aktif kömür genelde acil servislerde kullanılır. Ama vücutta biriken ve ağır metallerden kurtulma yollarını aktif kömürle de çözebilirsiniz. Yapısı itibari ile zarar veren metalleri bağlayabiliyor.
  • Et suyu diye tarif edilen kemik suyunu da kullanabilirsiniz. Kemik suyunun içerisinde glutatyon bulunur. Glutatyon ise akciğeri ve karaciğeri çok iyi detoksifiye etmektedir. Bu şekilde ağı metalleri bağlayabiliyor.

Metallerin İlacı Hakkında

Bunlardan ziyade Amerika’da üretilen ve üreticisi Coseva olan firma Ağır metal detoks ilacını ortaya çıkardı.

İlacın ismi Advanced Trs olarak biliniyor. Çoğu yorumlara göre ilacın çocuklar ve genç bireylere yapılan aşılardaki metallerin atıldığı söyleniyor.

Onlardan ziyade birikmiş diğer ağır ve hafif metallerin farkını ayırt etmeden giderilmesini sağladığı iddaa edilmiştir.

Bahsedilen Advanced Trs Facebook hesabı için tıklayın.

Teknik Yöntemler ile Ağır Metal Tedavisi Nedir, Nasıl Olur?

İki tür tedavi şekli bulunmaktadır. Bunlarda ağır ve kronik zehirlenmeye göre değişmektedir. Dijital ortam olarak anlatmak gerekirse, ağır zehirlenmeleri damardan diyaliz yöntemi gibi bazı tedaviler ile metalleri temizleyebiliyoruz.

Bunun adına şelatör tedavisi deniliyor. Bir diğer adı ile şelasyon tedavisidir. Uygulama metotları Dmsa, Deferoksamin (DFO) asidi, Deferipron (L1) demir şelatlayıcı, kombinasyon terapisi gibi içerikler ile yapılır.

Ülkemiz de akut tarzında ve ağır olarak zehirlenme nadir olduğu için şelatör metal tedavisi fazla uygulanmaz. Ama genel zehirlenme olarak kronik zehirlenme ile karşılaşılır. Bu düşük dozlar ile karşılaşma demektir.

Uzun dönemde ortaya çıkan zehirlenme türü olduğu için detoksifikasyon yöntemi tercih ediliyor. Bu detoksifikasyon ile tedavi etme yöntemini de yukarıda sayılan bitki ve gıda yöntemleri uygulanarak yapıldığını biliniz.

Vücuda nasıl almış iseniz kontroller ve tedaviler sonucunda da aldığınız gibi atabilirsiniz.

Ağır Metallerden Kurtulmak İçin Nelere Dikkat Edilmeli

Sağlığımız için en ön planda olan ve bilip bilmeden ürünlere koşmamız metallerden kurtarmıyor. Aksine hem çocukları hemde kendi sağlığımızı tehlikelere ve vücutta toksik metallere bıraktığımız anlamını taşıyor. Bunlardan kurtulmak için birkaç dikkat edilecek yöntemi sizlere yazıyoruz.

  • Doğal ürünler kullanmalıyız. İçerisinde hangi yapıların ve ajanların olduğu ürünleri kullanmamız tehlikelere yol açmaktadır.
  • Bilinmeyen şampuan ve kremlerden uzak durmak gereklidir.
  • Vücut katkı ürünleri ve bazı vitamin diye verilen ürünlere dikkat edilmelidir. Örneğin, çocuğunuz yemek yemiyorsa bir vitamin ürününü almak isteyebilirsiniz. Ama dikkat ! İçerisinde ne var. Boya mı bulunuyor yoksa kurşun mu var ? Kısacası katkı maddesi ne var onları incelememiz gerekiyor.
  • Vücuda gerekli olan tüm temizleme yöntemlerini doğru şekilde uygulamamız ve bakmamız gerekiyor.
  • Kozmetikler içerisinde zarar veren onlarca kimyasal maddeyi gözden geçirin.
  • Deterjan ve benzeri temizlik ürünlerini kullanarak kimyasala maruz kalmanız, ekolojik dengeyi alt üst ederken sizlere de metalleri bağlamaktadır. Çok dikkat edilmesi gereken bir konudur.

Vücutta Biriken Ağır Metaller Kansere Yol Açıyor mu?

Eğer vücudunuz da çok fazla süre ile kalmışsa ( nerede birikiyorsa ) orada kansere yol açabiliyor. Özellikle kurşun kemikten 27 yılda ayrılıyor. Kurşun kanda birikiyorsa 1 ayda vücuttan atılıyor. Kansere etki eden en önemli elementtir.

Kurşun beyni etkileyerek, hafıza ve düşünme kabiliyetini bozmaktadır.

Hem üreme fonksiyonları azaltıyor hemde yaşamı kısaltıyor. Kemikte de aşırı miktarda birikme özelliği bulunuyor. Kurşunun bu şeklide birikmesi Roma imparatorluğunda tüm su borularını kurşun ile yaptıkları tarihte yer almaktadır.

Bu dönemde suya inanılmaz şekilde kurşun geçerek birçoğu bertaraf olmuştur. Eski evlerde kurşun borular kullanılmıştır. Eğer varsa böyle kurşun borular kullanan kişiler bir an önce değişmesi gerekmektedir.

Bir diğer tehlike ise, plutonyum elementidir. Kansere neden olabilen radyoaktivitesi, kimyasal etkilerinden yüklüce tehlikelidir. Birkaç mikrogram civarında bulunması kansere neden olmak için yeterlidir.

Plütonyumun saçtığı radyoaktivite dalgaları veya içerdiği tozların solunması aşırı zarar açmaktadır.

Toksik Ve Ağır Metal Özellik Yapısı

Ağır metalin faydalarından çok zararları olmaktadır. Vücut belli oranda toksik metali kabul eder. Birkaç hafif metaller metaloid toksiktir. İnsan yapısı hafifte olsa zararlı tanımaktadır. Toksik olan metalleri organlar parçalayamaz.

Besin zinciri kolaylıkla emdiği için metalleri vücuda hapseder. Ağır metallerin özelliği bu nedenle daha güçlü olmaktadır.

Tüm ağır ve hafif metaller toksik olabilir. Fakat sadece konsantrasyonların üstünde bulunduğu zamanda.

En büyük özellikleri vücutta kalıcı yer tutabilmeleridir. Kontrol edilmediği sürece tüm organlara eşit derecede ( elemente göre ) zarar verebiliyorlar. Ağır metaller nedir ve nelerdir yazımızı okuduğunuz için teşekkür ederiz.

Sizde vücudunuzda olan rahatsızlıklardan endişe ediyorsanız bir an önce çözüm yollarına bakmanızı tavsiye ederiz.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir